"Dünya 5'ten Büyük."
Türkiye'ye Sorulmadan Hiçbir Karar Alınmayacak.
21 Aralık 2014 Pazar
Kamu düzenini kim tahrip etmek isterse, onun karşısında çelik bir iradeyle duracağız AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu 21 Aralık 2014 ANKARA
Başbakan Davutoğlu, "Kamu düzenini kim tahrip etmek isterse, onun karşısında çelik bir iradeyle duracağız" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, kamu düzenini kim
tahrip etmek isterse onun karşısında çelik bir iradeyle duracaklarını
belirterek, "Aynı şekilde, çözüm süreci yönünde kim adım atarsa onunla
birlikte tam bir merhamet ve rahmet yolunda yürümeye devam edeceğiz"
dedi.
Partisinin Ankara Spor Salonu'nda yapılan Ankara İl
Kongresi'nde konuşan Davutoğlu, Anadolu ve Trakya'yı adım adım
dolaştıklarını, birlik ve bütünlüğe yürüdüklerini dile getirerek,
muhalefet partilerinin ise kendi içlerinde mücadeleye başladıklarını
söyledi.
Çözüm süresi yolunda çok önemli adımlar attıklarını
anlatan Davutoğlu, sürecin bir an önce başarıya ulaşmasını arzu
ettiklerini ve beklediklerini kaydetti.
Davutoğlu, AK
Parti'nin, çözüm süreciyle ilgili bu kararlılığı devam ederken, 6-7 Ekim
olaylarıyla şiddet yanlılarının, vandalların, dışarıdan aldıkları
talimatlarla Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu şiddet sarmalına sokmak
istediklerini belirtti. Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Zannettiler ki biz bu şiddet sarmalının esiri olacağız. Olmadık. Hemen
gerekli tedbirleri aldık. İç güvenlik reformu ve özgürlüklerin
korunmasıyla ilgili yasa paketimizi hazırladık. İki vurguda bulunduk,
kamu düzeni ve çözüm süreci birbirinin alternatifi değildir. Hem kamu
düzenini tesis edeceğiz hem de Çözüm Süreci'ni kararlı şekilde
yürüteceğiz. Buradan bir kez daha aziz milletimize teyiden taahhütle söz
veriyoruz ki kamu düzenini kim tahrip etmek isterse onun karşısında
çelik bir iradeyle duracağız. Aynı şekilde, çözüm süreci yönünde kim
adım atarsa onunla birlikte tam bir merhamet ve rahmet yolunda yürümeye
devam edeceğiz. Bu tahribat karşısında biz hep şunu söyledik; 'onlar
tahrip etseler de biz inşa etmeye devam edeceğiz'. Onların yaktıkları,
yıktıkları mekanlarda biz gül yetiştireceğiz. Kamu düzenini teminat
altına almak için gerekli adımları attık. Ayrıca bu tahribattan zarar
gören bütün vatandaşların gördükleri zararı tazmin ettik, her bir kamu
binasını çok daha güzel şekilde yeniden inşa ettik. Başta rahmetli Yasin
Börü olmak üzere, bu terör ve şiddette toprağa düşmüş, katledilmiş
bütün vatandaşlarımızın hesabını sormaya devam edeceğiz. Yasin
Börü'nün katil zanlılarını yakaladık. Herkes bir kez daha bilsin ki bu
topraklarda, vatandaşlarımızın saçının bir teline dokunan dahi hesabını
verecektir."
"Bütün milletimiz tek bir yürek, tek bir yumruktur"
Davutoğlu, çözüm süreci konusundaki kararlılıklarından hiçbir zaman
fedakarlık etmeyeceklerini vurgulayarak, milli birlik ve
beraberliği, vatandaşların dilini, kültürünü, örfünü, bütün
çeşitlilikler içinde yaşama özgürlüğünü de korumaya devam edeceklerini
ifade etti.
Alevi-Sünni ihtilafı çıkarmaya çalışanlar için, son
116 gün içinde kardeşliği ihya edebilmek için büyük gayret sarf
ettiklerini dile getiren Davutoğlu, Hacı Bektaş ve Tunceli'ye yaptığı
ziyaretleri hatırlattı. Davutoğlu, "Bizim siyaset, tarih anlayışımızda,
Kürt, Türk, Zaza, Alevi, Sünni gibi ayrımlar olmamıştır, olmayacaktır.
Bütün milletimiz tek bir yürek, tek bir yumruktur, tek bir zihindir, tek
bir gönüldür. Buradan bir kez daha bizi bağrına basan Alevi, Sünni,
Türk, Kürt, Zaza bütün kardeşlerime, Hacı Bektaş'a, Tunceli'ye selam
ediyorum, bu kardeşliğimizin gereği olan her türlü tedbir alınacak ve
demokratikleşme çerçevesinde, milli birlik ve beraberliğimizi teminat
altına alacağız" diye konuştu.
Yapacakları önemli bir inşa
faaliyetinin de siyaset alanında olacağını kaydeden Davutoğlu, milli
iradeyi her halükarda, mutlaka egemen kılacaklarını, hiçbir darbe ve
vesayete izin vermeyeceklerini kaydetti.
Başbakan Davutoğlu, AK
Parti kadrolarının son 12 yıl içinde bir çok darbe ve vesayet teşebbüsü
gördüğünü, bunların karşısında dimdik durduklarını ve durmaya devam
edeceklerinin altını çizdi.
"Birbirlerine karşı darbe yapmaya kalkıştılar"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, TBMM'de Mısır darbesini
desteklediğini ifade eden Davutoğlu, bunun üzerine Kılıçdaroğlu'na
"Darbecisiniz" dediğinde, Kılıçdaroğlu'nun
alındığını anlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Ama o günden
bu güne Kılıçdaroğlu'nun ağzından, 27 Mayıs, 12 Mart darbesine karşı bir
şey duydunuz mu, 28 Şubat darbesine karşı bir ses duydunuz mu,
duymadınız. Çünkü CHP'nin zihniyet köklerinde darbe anlayışı vardır.
Baktılar ki AK Parti döneminde Türkiye'de darbe yapmak artık mümkün
değil, bu sefer, darbe kültürü devam ettiği için, gittiler Şişli
Belediyesinde birbirlerine karşı darbe yapmaya kalkıştılar. İbret
vesikasıdır. Kılıçdaroğlu, 'Biz İstanbul'u nasıl yönettiysek, Türkiye'yi
de öyle yönetiriz' diyordu. Şimdi işte er meydanı, Şişli'yi
yönetebiliyorlar mı? Şişli'de haftalardır süren
kargaşaya Kılıçdaroğlu müdahale edebiliyor mu, liderlik gösterebiliyor
mu? Melih Gökçek başkan haklı, 'Kılıçdaroğlu'nu Allah CHP'nin başından
uzaklaştırmasın' diyelim. Bir ilçede dahi birbirlerine karşı darbe
yapmaktan iş yapmaya vakit bulamıyorlar. Biri diyor ki eşleri de devreye
girdi, 'bizi tehdit ediyorlar' diyor, diğeri 'hayır tehdit etmiyoruz,
onlar haklarımızı gasp ediyorlar' diyor. Bir Şişli'yi idare edemeyen,
Türkiye gibi büyük bir ülkeyi idare edebilecek beceriyi gösterebilir mi?
Zaten millet Kılıçdaroğlu ve ekibine bu ülkede değil 4 yıl, 4 dakika
bile iktidar yüzü göstermez. Onların zihniyetini bilir."
"28 Ağustos’ta demokrasi tarihinin örnek bir kongresini yaptık"
Davutoğlu, 28 Ağustos’ta, yine Arena Spor Salonu'nda, tüm demokrasi
tarihinin örnek bir kongresini yaptıklarını anımsatarak, "Bir vefa,
sadakat, ahlak ve erdem kongresiydi. O olağanüstü kongremizde, benim
omuzlarıma büyük bir mesuliyet yüklendi. İşte bu salonda, o mesuliyeti
üstlenirken, Türkiye’nin, yeni Türkiye’nin bir inşa ve ihya dönemi
olduğunu ifade etmiştim. 9 maddede bu inşa ve ihya döneminin temel
ilkelerini, buradan sizlerle paylaşmıştım. 28 Ağustos’tan bu yana 116
gün geçti, dolu dolu 116 gün" diye konuştu.
"Dava meşalesi hep ayaktadır"
Konuşması sırasında, partililerin artan coşkusuna işaret eden
Davutoğlu, "Bu heyecan, bu aşk bize bir şey söylüyor, AK Parti’de
heyecan bitmez, aşk ve aşkın alevi hiçbir zaman sönmez. Dava meşalesi,
hep ayaktadır" ifadesini kullandı.
Davutoğlu, 28 Ağustos’taki
büyük kongrede, yeni Türkiye’nin inşa programını ilan ettikten sonra
geçen sürede gelinen noktanın muhasebesini ortaya koymak istediğini dile
getirerek, şunları kaydetti:
"116 gün sonra ne yaptığımızı,
nereden nereye geldiğimizi bir kez daha muhasebe edelim. Birincisi, yeni
Türkiye’nin zihniyet ve psikolojik altyapısı, özgüvendir, demiştik. 12
yıl içinde, bizim her alanda yaptığımız özgüven devrimidir. 12 yıl önce
psikolojik olarak çökmüş, moral olarak iddiasını kaybetmiş bir halktan,
12 yıl içinde küresel lider olma iddiasındaki yeni bir Türkiye’ye doğru
yürüme kararlılığını gösteren bir milli yürüyüşü başlattık. Aziz
Ankaralılar, işte geçen sene Gezi olaylarıyla birlikte bir provokasyon
başlatıldı. Daha sonra, 17 Aralık, 25 Aralık kumpaslarıyla, çatı aday
planlamalarıyla milletimizin özgüveni tahrip edildi. Hep beklediler
ki bütün tuzaklardan sonra millet özgüvenini kaybetsin, millet yeise
düşsün, paniğe kapılsın, milletin temsilcileri ile millet arasına uçurum
girsin, izin vermedik. 28 Ağustos'ta burada kongreyi topladığımızda,
size ve milletimize verdiğimiz ilk söz, kim ne yaparsa yapsın özgüvenle
yürümeye devam edeceğiz."
"Milletimizin özgüveni sapa sağlam ayakta"
"Şimdi 116 gün içindeki, Türkiye’nin atmosferine bakınız. Kobani bahane
edilerek çıkartılan olaylara ve birçok perde arkası oyunlara rağmen, AK
Parti kadroları, bir şeyi ispat ettiler ki AK Parti ayaktayken, bu
partinin yücelttiği değerler ayaktayken milletimizin özgüveni sapa
sağlam ayakta olacaktır" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Kimse bu özgüveni yıkmaya, tahrip etmeye muktedir olamayacaktır. Bu
salondan bir kez daha haykırıyoruz, millet ile bütünleşmiş AK Parti
kadroları özgüven için geleceğe yürümeye devam edecektir. Bütün
Anadolu’yu dolaşıyoruz. Her yerde gördüğümüz, bütün tezgahların
karşısında milletimizin partimize, hükümetimize, en önemlisi kendisine
olan güveni hiç kaybetmediğidir. Bu güven, hiç bir zaman
kaybolmayacaktır. İkinci temel ilke, milleti bir arada tutan
sosyokültürel beraberlik, milli birlik ve beraberlik, dedik."
"Aziz vatanımızı karış karış dolaşmaya devam edeceğiz"
Davutoğlu, 28 Ağustos’daki kongreden bu yana 30'a yakın ilde vatandaşlarla buluştuğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arkadaşlarımızla kongre takvimini yaparken, dedim ki, 'bu milletin her
bir ferdi ile buluşmak için bir gün doğuda, bir gün batıda olacağız.
Öğleden önce doğuda, öğleden sonra batıda olacağız. Bir hafta kuzeyde,
bir hafta güneyde olacağız.' O günden bu yana, sürekli olarak Anadolu'da
ve Trakya’da halkımızla buluşuyoruz. Sembolik öylesine tercihleri
yapıyoruz ki bu bütünlüğü gösterelim. İl kongrelerimize, Erzurum’dan
başladık. Sembolik olarak, milli iradenin başlangıcı Erzurum
Kongresi'nin aziz şehitlerini anarak başladık. Oradan, Balıkesir’e
geçtik. Kuvayı milliye ruhunu uyandıran Balıkesir'deki kardeşlerimizle
buluştuk. Bir tek şeyi ispat etmek için, Erzurum Kongresi'ndeki Dersimli
Abbas Necati Efendi ile Balıkesir’de kuvayı milliye ruhunu temsil
eden Vehbi Efendi’nin mirası, AK Parti kadrolarının omuzlarındadır. Adım
adım, karış karış, aziz vatanımızı dolaşmaya devam edeceğiz.”
"Kuvayı milliye ruhunu tekrar ayağa kaldırmaya hazır mısınız?"
Konuşmasında, "Millet yeis içindeyken Erzurum Kongresi ile ayağa kalkan
ecdadınızın mirasına sahip çıkmaya hazır mısınız?", "İzmir 15 Mayıs’ta
işgal altındayken, 2 gün sonra, 17 Mayıs’ta Balıkesir’de Alaca Mescit’te
kuvayı milliyeyi ilan eden Vehbi Efendi ve arkadaşlarının izinde
yürümeye hazır mısınız?", "Kuvayı milliye ruhunu tekrar ayağa kaldırmaya
hazır mısınız?" şeklinde sorular yönelten Davutoğlu, salondakilerin
"evet" karşılığını vermesi üzerine, "İşte milli birlik ve beraberlik
budur. İşte milletimizin, her bir ferdini birbiriyle buluşturma ideali
budur" ifadesini kullandı.
"CHP paralelcilerle birlikte vesayet arayışı içinde"
Kendilerinin
ülkede demokrasiyi ve özgürlükleri kökleştirmeye çalışırken CHP'nin
paralelcilerle birlikte vesayet arayışı içinde olduğunu ifade eden
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bir CHP milletvekili dedi
ki '30 Mart'ta paralelcilerle işbirliği yapmakla büyük hata yaptık'.
İşte fotoğraf, işte vesika. Kendi içinizden bu ses çıkıyor Kılıçdaroğlu.
Ne tür ittifak yaptıysanız çıkın açıklayın. Kimle omuz omuza
durduysanız, kimlerle vesayet planı yaptıysanız çıkın açıklayın. Biz ise
AK Parti'nin Ankara Kongresi'nde haykırıyoruz; kimler ne hesap
yaparlarsa yapsınlar, biz, AK Parti kadroları sadece milletle birlikte
yürümeye devam edeceğiz. CHP ve onun arkasındaki paralelci anlayışa da
sesleniyoruz; sizin vesayet arayışlarınız bizim dik duruşumuz karşısında
iflas edecektir."
Türkiye'de demokrasiyi kökleştireceklerini ve
katılımcı demokrasiyi teşvik edeceklerini vurgulayan Davutoğlu, ne
suretle olursa olsun devlet yapısında ve bürokraside paralel bir
yapılanmaya izin vermeyeceklerini söyledi.
Sadece milli iradeden
güç alan, milli iradeyi temsil edenlerin ülkeyi yönetebileceğine
dikkati çeken Davutoğlu, "Eğer birileri perde gerisinden,
Pensilvanya'dan ya da başka merkezlerden bürokrasi içerisinde
örgütlenerek, emniyet, yargı veya kritik bürokraside örgütlenerek
devleti yönetmeye kalkarsa hak ettiği cevabı alacak. Biz emaneti
milletten alırız, hesabı sadece millete veririz" dedi.
Davutoğlu, 14 Aralık'ta yargıda başlayan sürecin siyasi bir süreç
olmadığını ve herhangi bir siyasi müdahaleyle de başlamadığını
belirterek, şöyle konuştu:
"2010 yılında 30'u aşkın
vatandaşımızın haksız suçlamalarla ve yalan bir takım delillerle,
bürolarına yerleştirilen bazı silahlar üzerinden kurulan kumpaslarla 17
ay hapis yatmasının karşılığında, onların bir şikayet süreciyle
başlamıştır. Yani ortada aslında insan hakları davası var. Bir grup
vatandaşımız bu çete tarafından haksız yere töhmet altında bırakılmış ve
haksız bir ceza çekmişler. 17 ay tamamıyla uydurma delillerle hapse
atılmışlar. Bu cemaat, bu topluluk, bu mağdur edilen insanlar, gerçek
anlamda dini bir saikle kendilerince yaptıkları faaliyetler dolayısıyla
mağdur edilen ve hiçbir şiddete bulaşmayan bu insanlar gelip yargıya
başvurmuşlar. Haklarının takip edilmesini istemişler. Yargı ne
yapacaktı, bu baskı, bu töhmet, bu zulüm karşısında susacak mıydı?
Araştırma yapıyor, soruşturma yapıyor ve eldeki birtakım deliller
karşısında bir yargı süreci başlatılıyor. Hemen harekete geçtiler. Bir
pazar günü daha dosyanın içeriği bilinmeden, kimin ne ile suçlandığı,
niçin soruşturulduğu bilinmeden, bunu basın özgürlüğüne müdahale olarak
yansıttılar. Hemen yurtdışındaki odaklar harekete geçti. Pazar günü,
tatil günü dahi AB açıklama yaptı. Bu açıklamasıyla Türkiye ve
hükümetimiz hakkında kirli bir kampanya başlattılar. Şimdi bir kez daha
buradan vurguluyorum: Bu operasyonlarda her hangi bir şekilde, basın
özgürlüğünü ilgilendiren bir konu söz konusu değildir. Basın özgürlüğü
Türkiye'de teminat altındadır ama hiç kimse bulunduğu makam, mevki ve
taşıdığı unvan nedeniyle hesap sorulamaz değildir. Herkes hesap verme
makamındadır. Nasıl biz siyasiler olarak milletin önünde hesap
veriyorsak, herkes yaptığı eylemler dolayısıyla hesap verecek.
Vatandaşlarımızı haksız yere hapse atanlar, birtakım asılsız delillerle
vatandaşlarımız üzerinde şantaj uygulayanlar bilsinler ki bir daha böyle
bir uygulamaya hiçbir zaman cesaret de yer de imkan da bulamayacaklar.
Vatandaşlarımızın özgürlükleri hükümetimizin teminatı altındadır."
Bürokrasiye sızmış çeteye karşı 28 Ağustos'ta AK Parti Kongresi'nde
verdikleri sözün gereğini yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini
ifade eden Davutoğlu, "Hiçbir şekilde devletimizin tasallut altına
alınmasına izin vermeyeceğiz. Devletimizi ve bürokrasimizi tam bir
ehliyet ve liyakat esasına göre yeni Türkiye'de daha güçlü bir şekilde
yapılandırmaya devam edeceğiz. Bizim devlet anlayışımız, Selçuklu,
Osmanlı, Cumhuriyet çizgisinde erdem ve ahlak anlayışıdır" dedi.
Davutoğlu, ahlakı ve erdemi; siyasetin, toplumsal kültürün ve iktisadi
hayatın temeli, odağı ve zemini yapmaya kararlı olduklarının altını
çizerek, "AK Parti hareketi 2001'de yola bir erdemliler hareketi olarak
çıkmıştı. Bu erdemliler hareketinin doğasını, dokusunu ve zeminini
korumaya kararlıyız" diye konuştu.
Başbakan Davutoğlu, AK Parti
kongresi ile CHP kongreleri ve sonrasında yaşanan gelişmelerdeki
karşılılık çatışma kültürü arasındaki farkın aslında siyasetin ahlak ve
erdem boyutunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, şöyle devam
etti:
"Yolsuzluklara karşı mücadele bizim en temel
şiarımızdır. Eğer 12 yıl içerisinde bu kadar büyük hizmetler
gerçekleşmişse bilinsin ki bu hizmetlerin arkasında AK Parti'nin
yolsuzluklara karşı verdiği mücadele vardır. 17 ve 25 Aralık
operasyonlarının arkasında yolsuzluklara karşı bir mücadele anlayışından
çok milli idareyle iktidara gelmiş bir hükümeti devirme çabası vardır.
Allah aşkına daha yürüdüğü iddia edilen bir soruşturmada iddianamede
'dönemin başkanı' diyerek, iktidarda milli iradeyle bulunmuş olan bir
başbakana dönük gerçekleştirilen o komplo, yolsuzluklarla mücadele
olarak adlandırılabilir mi? Buradan haykırarak söylüyoruz: Onların
'dönemin başbakanı' dediği, sayın Başbakanımız bugün gerçek
Cumhurbaşkanlığı makamındadır. Onların 'dönemin başbakanı' diyerek
adlandırmaya kalkıştıkları Recep Tayyip Erdoğan, bugün halkın seçtiği
ilk Cumhurbaşkanı olma onurunu, kendisine de AK Parti'ye de milletimize
de yaşatmıştır. Kim şu veya bu gerekçeyle milli hazinemize,
kaynaklarımıza yolsuzluk niyetiyle yaklaşırsa, kim herhangi bir şekilde
harama bulaşırsa kardeşimiz de olsa onun kolunu koparmaya kararlıyız.
Yolsuzluk iddiaları üzerinden yalan yanlış ithamlarla ve birtakım
komplolarla milli iradeye karşı kim harekete geçerse onu da durdurmaya
aynı şekilde kararlıyız."
"Bir çete HSYK üzerinden yargıyı tekeline almak istedi"
Davutoğlu, önemli bir başka inşa faaliyetinin de adalet ve yargı
alanında olacağını belirterek, bu kürsüden 28 Ağustos'ta AK Parti
Kongresi'nde hakimlere ve savcılara seslendiğini hatırlattı.
Davutoğlu, "Demiştim ki yaklaşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
(HSYK) seçimlerinde vicdanınızı ve sesinizi yükseltiniz. Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu seçimleri neredeyse cumhurbaşkanlığı seçimleri
gibi kritik aşama gibi takdim edildi. Bir klik, bir çete HSYK üzerinden
yargıyı tekeline almak istedi. Bu tekel üzerinde de siyasete ve
Türkiye'de özgürlük alanları üzerinde Demokles'in kılıcı gibi baskı
kurmaya kalktı. Bütün hakimlerimize savcılarımıza teşekkür ediyorum"
diye konuştu.
Hakim ve savcıların yapılan çağrıya kulak vererek
tam bir birlik içinde Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine
gittiklerini, bu seçimlerde Türkiye'deki her görüşü, yaklaşımı temsil
eden, temsil kabiliyeti yüksek bir HSYK oluştuğunu dile getiren
Davutoğlu, "HSYK üzerinden siyaset ve toplum hayatı üzerine baskı kurmak
isteyenlere de gerekli dersi verdiler" dedi.
Bu dönem içinde
yargıda adaletin işleyişini hızlandırmak için Yargıtay ve Danıştayda
daire sayılarını artırdıklarını ifade eden Davutoğlu, 600 bine yakın
Yargıtayda bekleyen, 300 bini aşkın Danıştayda bekleyen dava olduğuna
dikkati çekti. Davutoğlu, bu davaların süratle neticelenmesi için
artırılan dairelerle en kısa zamanda yargının yeniden yapılandırılması
için gerekli tedbirleri alacaklarını söyledi.
Davutoğlu,
"Siyasetimizin, adaletimizin, yargımızın ve bütün anayasal
kurumlarımızın tam ve doğru yerine oturması için 2015 haziranından sonra
yeni bir anayasa için yola çıkacağız. Siyasi inşa faaliyetimizi,
devleti yeniden tanzim etme faaliyetimizi, 2023'e yürürken insan
haklarına dayalı derin demokrasi anlayışımızı kurumsallaştıracak yeni
bir anayasayı inşallah milletimizin takdirine sunacağız" ifadesini
kullandı.
"Şehirler, yaşatıldığı köklü medeniyetin mekanları haline gelecek"
28 Ağustos'ta, kültür ve medeniyet restorasyonundan, şehirlerin ve
çevre bilincinin güçlendirilmesinden bahsettiklerini anımsatan
Davutoğlu, yaklaşık 4 ay içinde, hükümet kurulur kurulmaz bu konuyla
ilgilendiklerini dile getirdi.
Belediye başkanlarıyla bir araya
geldiklerini hatırlatan Davutoğlu, her şehrin korunması ve gelişmesi
için yapılacak dönüşüm faaliyetlerini ele aldıklarını söyledi.
Büyükşehir Yasası ile ilgili bir çalışma yürüttüklerini, en kısa zamanda
belediyelerin ve yerel yönetimlerin ihtiyacını karşılayacak her türlü
tedbiri almaya kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, şehirlerin,
irfan ve erdemin yaşatıldığı köklü medeniyetin mekanları haline
geleceğini belirtti.
Çevre bilinciyle fidan dikme faaliyetlerine
ve ülkeyi yemyeşil kılma faaliyetlerine devam ettiklerini anlatan
Davutoğlu, "Bu özgüven inşası, siyasetin yeniden inşası, siyasetimizde
demokrasinin güçlendirerek yeniden inşası, ahlakın inşası, kültür ve
medeniyetimizin inşası, adaletimizin, yargımızın, milli birliğimizin
inşası faaliyetlerini ekonomik restorasyonla daha da güçlendirmeye
kararlıyız" şeklinde konuştu.
"Engelleri bir bir kaldırıyoruz"
Hükümet görevini üstlendiklerinde ekonomik kalkınma hedeflerinin daha
da hızlanarak devam edeceğini vurguladıklarını dile getiren Davutoğlu,
önce hükümet programında ikinci ekonomik atılım hamlelerini ilan
ettiklerini, daha sonra ise Orta Vadeli Program'ı açıkladıklarını, kasım
ayında ekonominin yeniden yapılandırılması için 25 kritik stratejik
alanda sektörel dönüşüm programı ilan ettiklerini söyledi.
Reel
sektörle ilgili 400'e yakın eylemle birlikte kasım ayında uygulamanın
başladığını, geçen hafta da makroekenomoik alanda yedi sektörde 400'e
yakın eylem ilan ettiklerini ifade eden Davutoğlu, "Önümüzdeki hafta
sosyal boyutlu sekiz sektörel alanda ilan edeceğimiz, toplamda bin 450
eylemle önümüzdeki dönemde, ikinci hamle ve atılım döneminde, yeni
Türkiye'nin inşasında ekonomimizi daha güçlü bir zeminde yüceltmenin,
yükseltmenin Türkiye'yi ilk on ekonomi arasına sokmanın
gayretini, çabasını yoğunlaştıracağız" dedi.
"Onlar siyasi
vesayet peşinde koşarken biz ekonomimizi yeniden yapılandırarak ülkenin
ilk on ekonomi arasına girmesinin önündeki engelleri bir bir
kaldırıyoruz" diyen Davutoğlu, gelecek dönemde her hafta yeni bir reform
programını açıklayarak yola devam edeceklerini kaydetti.
Türkiye'nin kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın yükselen bir güç
olmaya kararlı olduğunun altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Özgüvenimizi yeniden inşa ediyoruz, bir. Özgüvene dayalı olarak milli
birlik ve beraberliğimizin tahkim edilmesi için çözüm süreci yolunda
kararlı bir şekilde ilerliyoruz iki. Demokrasimizi güçlendiriyoruz,
güçlendirmeye devam edeceğiz üç. Devletimizi, bürokrasimizi yeniden
yapılandırarak milli iradeyi tahkim ediyoruz dört. Ahlaki restorasyonla
erdemliler hareketini gerçek bir 'insanı yaşat ki devlet yaşasın'
felsefesine dönüştürerek devlet ahlakını inşa ediyoruz beş. Adaleti
yargıyı yeniden inşa ediyoruz, ekonomimizi yeniden inşa ediyoruz
altı. Yedi ve nihayet bütün bu zemin üzerinde bu ilkeler üzerinde
Türkiye'nin uluslararası konumunu yeniden güçlendiriyoruz, Türkiye'yi
dünyanın en itibarlı ülkesi yapmaya kararlıyız."
Başbakan
Davutoğlu, mazlum milletlere sahip çıkma iradesini gösteren Türkiye
Cumhuriyeti Devleti olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da
dünyanın neresinde mazlum varsa sahip çıkmaya, nerede zalim varsa ona da
karşı çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.
Davutoğlu, milli
birlik ve beraberliği, devlet geleneğini, demokrasiyi, kültürüyle
medeniyeti güçlü iktisadı inşa ederek uluslararası alanda dünyanın en
güçlü en saygın ülkesini inşa etmeye kararlı olduklarını ifade etti.
Kongreden notlar
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Ankara İl Kongresi’nin yapıldığı salona eşi Sare Davutoğlu ile geldi. Davutoğlu çifti, platforma çıkarak, partilileri selamladıktan sonra protokolde kendileri için ayrılan yere geçti.
AK Parti’nin kuruluş sürecinden bugüne kadar Ankara İl Başkanlığının faaliyetlerine ilişkin sinevizyon gösterimi yapıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in divan başkanlığını
yaptığı kongrede, protokol konuşmaları kapsamında, AK Parti Ankara İl
Başkanı Nedim Yamalı ve ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Melih
Gökçek söz aldı.
Daha sonra, Başbakan Davutoğlu platformda kurulan kürsüye geçerek, partililere hitap etti.
Davutoğlu’na, konuşmasının ardından AK Parti Ankara İl Başkanı Nedim
Yamalı tarafından da 5. Olağan İl Kongresi dolayısıyla dikimi yapılan 6
bin fidan için hatıra olarak bir fidan takdim edildi.
Başbakan Davutoğlu
da kongreye katılan El Halil Belediye Başkanı Davut Zaferi’ye bir
fidan hediye etti. Davutoğlu, fidanı verirken, "Bu özgürlük fidanı
olsun, Filistin özgür olana kadar Türkiye her zaman Filistin’in yanında
olmuştur, olmaya devam edecektir" ifadesini kullandı.
Spor
Salonu girişinde, Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun büyük boyutlu posterleri yer
alırken, salon içinde de Arapça yazılı “5. Olağan Kongreye Hoşgeldiniz
Başbakan Ahmet Davutoğlu” pankartı dikkati çekti.
Salonda,
ayrıca "Zaman Hızla Tükeniyor, Türkiye 2023’e Yürüyor", "Dualarımız
Allaha Umudumuz Sana Bağlı, Mazlumun Dostu Ahmet Davutoğlu", "Cesaret ve
Özgüvenle İleriye Koşan Yeni Türkiye", "Yeni Türkiye Yolculuğu Devam
Ediyor", "Çınarlar Köklerinden Kopmadıkça Ölmezler, Bu nasıl
muhalefettir ki köklerini bilmezler” ve “Demokrasi Yolunda Pursaklar,
Hocasına Tebessüm Ediyor" yazılı pankartlar da yer aldı.
Kongreye, Başbakan Yardımcıları Yalçın Akdoğan ve Ali Babacan, Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ulaştırma Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay
Kılıç, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK
Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu ve Yasin Aktay, AK Parti
Genel Sekreteri Haluk İpek ve çok sayıda partili katıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin de kongrede konuşma
yaptı. Şahin, Aralık ayında AK Parti İl Kongresi’nin yapılmasının özel
bir anlamı olduğunu belirterek, Samsun, Erzurum ve Sivas’tan yola çıkan
Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki heyetin, Kurtuluş Savaşını
başlatmak üzere Ankara’ya, 95 yıl önce Aralık ayında geldiğini
anımsattı.
Heyetin, Ankara yolculuğu sırasında yaşanan
sıkıntılara dikkati çeken Şahin, “Bir an önce Ankara’ya varılmalı,
TBMM’yi açmalılar ve milli Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaları gerekiyordu.
Araçlarının lastiği Kırşehir yakınlarında patladı. Lastik bulamadılar.
Ne yaptılar biliyor musunuz? Bez parçalarını lastiğin içine doldurarak
yollarına devam ettiler. 95 yıl önce bir araba lastiğine muhtaç olan
Türkiye, hamd olsun, kendi tankını, helikopterini yapıyor, kendi savaş
gemisini yapıyor. Bunda son 12 yıldaki AK Parti iktidarının payı
büyüktür. Burada asıl başarı, aziz milletimize aittir” şeklinde konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de çok önemli günlerden
geçtiklerini belirterek, "Bugüne kadar paralel yapı denilen yapıya, hep
inandık hep güvendik ama maalesef aldatıldık. Aldatılmamızın tek
nedeni, bizlerin Müslümanca düşüncesi. Başka herhangi bir nedeni yok.
Ama şimdi hesap veriyorlar. İnşallah hesap verecekler" dedi.
Gökçek, önümüzdeki seçimlerde de hedeflerinin yüzde 55 oy olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Yapılan anketler, yüzde 49-52 arasında gelip gidiyor. Ama oyumuzu
artırmak için acizane benim iki sözüm var; birincisi MHP, BBP ve Saadet
Partisi’ne karşı herhangi bir şekilde tahrip edici konuşmayalım, çünkü
Türkiye’de oylar yüzde 65 sağ, yüzde 35 sol. Hedef yüzde 65 olduğuna
göre, bu seçimlerden onlardan da oy alarak inşallah yüzde 55’i
yakalayacağız. Ama Kılıçdaroğlu’na atış serbest. Ben her yerde, her
zaman şunu söylüyorum, ‘Allah, CHP’nin başından Kılıçdaroğlu’nu eksik
etmesin.’ İnşallah, bu seçimlerden de Ankara teşkilatı olarak yüz akıyla
çıkacağız. Sayın Başbakanımıza Ankara olarak yüzümüz ak olacak."
"Kılıçdaroğlu'nun cevap verme vakti"
Başbakan Davutoğlu, partisinin Bolu İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada
ise, "Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında, 'benim
yakınlarımdan yedi kişi bile girmiş olsa, ben istifa etmeye hazırım'
demişti. Bugün isimler yayınlandı. Amcaoğlu, dayıoğlu, teyzeoğlu her
türlü akrabasının, kendi genel müdürlüğü zamanında SSK'ya girdiği
belgelendi. Şimdi bu sorulara cevap verme vakti" dedi.
Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımına izin vermeyeceğiz
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu topraklarda biz
Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımına izin vermeyeceğiz, tek bir yürek
olacağız, tek bir ses olacağız, tek bir nefes olacağız" dedi.
Davutoğlu, partisinin 17 Temmuz Spor Salonu'nda yapılan Bolu 5. Olağan
İl Kongresi'nde, "Köroğlu gibi cesur, yiğit, kararlı Bolululara"
selamlarını iletti.
Davutoğlu, Bolu'ya her vesileyle gelmekten gurur duyduğunu dile
getirerek, ruhen ve bedenen dinlenme ihtiyacı duyduğunda kente geldiğini
bildirdi.
Bolu'dan önce Ankara'da partisinin kongresinin
gerçekleştirildiğini hatırlatan Davutoğlu, Hacı Bayram-ı Veli'nin
diyarından onun talebesi olan Akşemseddin'in diyarına geldiklerini
söyledi.
"Allah şahittir ki Hacı Bayram Veli'den Akşemseddin'e
ondan Fatih Sultan Han'a devredilen bu bayrak, gelecek nesillere en emin
ellerde devredilecektir" diyen Davutoğlu, salonu dolduran gençlerin
yoğun tezahüratları üzerine, gençliğin davalarını ahenkle, musikiyle ve
coşkuyla haykırdığını söyledi.
21 Aralık tarihinin en uzun gece
olduğunu, Divan edebiyatında bunun çok güzel anlatıldığını belirten
Davutoğlu, bununla ilgili örnek de verdi. Başbakan Davutoğlu, şunları
söyledi:
"Derdimiz, davamız var onun için bize gecelerde rahat
uyumak haramdır. Bizim için gündüzlerde uyumak haramdır. Gündüzlerde
yürüyeceğiz, gecelerde çalışacağız. 24 saat olmuyorsa, yetmiyorsa 25.
saati bulacağız ama bu dava bayrağını ülkemizin, dünyanın her yerinde
dalgalandıracağız. Bugün Filistin'den, El Halil şehrinden hediyeler
getirdiler. Halil şehri ki Hazreti İbrahim'in şehri aynen Urfa gibi
bizim için, Urfa kadar kutsal, Urfa kadar azizdir Halil. Ve Kudüs,
İstanbul gibi gönlümüzde, ruhumuzdadır. Kudüs işgal altındayken, Halil
işgal altındayken bizim için gece ve gündüz yoktur. Bütün zulümler
bitene kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, mazlumların devleti,
zalimlerin ise korktuğu, ürktüğü bir devlet olarak yüceltmeye
kararlıyız. Sesimizi bütün Filistin, bütün mazlumlar duyacak."
Namertler çıkacak bunu biliyoruz
Salondakilerin "Türk, Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir" sloganları
üzerine Başbakan Davutoğlu,"Bolu'dan yükselen bu sesi bu milletin
arasına fitne sokmak isteyen herkes duysun" dedi.
"Türk, Kürt
kardeştir, ayrım yapan kalleştir" ifadesini tekrarlayan Davutoğlu, bunun
için kongreleri birlik, tevhit kongresi olarak yaptıklarını söyledi.
Kongreleri sabah doğuda, öğleden sonra batıda olacak şekilde takvimlendirdiklerini dile getiren Davutoğu, şunları kaydetti:
"İşte bu sesi herkes duysun diye herkes bu milletin arasına fitne
sokmaya çalışanlara karşı bütün bir millet çelik gibi tek yürek, tek
bilek olsun diye. Onun için irfan sahibi Bolulular bu mesajınızı
alıyorum ve buradan Bolu'dan bir kez daha sesleniyorum: Bu topraklarda
biz Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımına izin vermeyeceğiz. Tek bir yürek
olacağız, tek bir ses olacağız, tek bir nefes olacağız. İşte davamızın
esası budur. Bunu engellemeye çalışanlar olacak yine Köroğlu'nun dediği
gibi 'Tüfek icat oldu mertlik bozuldu', namertler çıkacak bunu
biliyoruz. Ne zaman 'milli birlik' demişsek namertler çıktı,
çıkacak. Bir takım kumpaslarla bizi arkadan hançerlemeye çalışanlar
çıkacak ama Bolulular biliyor, biz namertler karşısında mertliğin
sembolü olmuş Bolu'dan haykırıyoruz, hiçbir namert bizim yürüyüşümüzü
durduramaz."
Başbakan Davutoğlu, Bolu'nun yiğitliğin sembolü olduğu kadar dünyanın en iyi aşçılarının da memleketi olduğunu belirtti.
İyi bir yemek için sadece malzemenin yetmeyeceğini bildiren Davutoğlu,
"Malzeme ne kadar iyi olursa olsun aşçı iyi olmadı mı yemeğin ya tuzu
eksik olur ya şekeri ya da herhangi bir unsuru" değerlendirmesinde
bulundu.
Türkiye'nin 1990'lı yıllarda namerde muhtaç olduğunu
söyleyen Davutoğlu, 2000'li yıllarda ise "malzeme aynı malzeme ama aşçı
değişti" diyerek, AK Parti kadrolarıyla Türkiye'nin
kaderinin değiştiğini söyledi. Başbakan Davutoğlu, 12 yıl içinde nasıl
bu malzemeden çok lezzetli bir yemek çıkmışsa gelecek yıllarda da hep o
lezzetli yemeği yapacak AK Parti'nin yetenekli, ehil aşçılarının
işbaşında olacağını kaydetti.
CHP için ise "malzeme zayıf aşçı
yok, aşçı yamağı bile yok" ifadesini kullanan Davutoğlu, Şişli
Belediyesinde yaşananları anımsattı. Davutoğlu, CHP'nin bir ilçeyi bile
idare edemediğini söyledi.
Davutoğlu, salonda atılan sloganlar
üzerine, "Sizin Osmanlı'dan kastettiğiniz onurlu bir cihan devleti.
İnşallah o cihan devletinin ruhunu, şuurunu 2023 ile küresel devlet,
küresel güç olacak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile taşıyacağız. Biz bu
iddiadayız, bu çaba içindeyiz. Biz, darbelerin vesayetin kökünü kazıdık,
inşallah bu topraklarda bir daha milli irade dışında kimse
hükmedemeyecek, kimse milletten almadığı bir gücü kullanamayacak" diye
konuştu.
CHP'nin paralel yapıyla işbirliği
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler'in, 30 Mart seçimleri
öncesinde CHP'nin paralel yapıyla işbirliği yaptığı yönündeki
açıklamalarını anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Şimdi
Kılıçdaroğlu'nun cevap verme vakti. Soru sorma değil, hesap verme
makamında. 30 Mart'tan önce paralel yapıyla işbirliği yaptınız mı,
yapmadınız mı? Yaptıysanız ne verdiniz, ne aldınız? Millet bunu bilmek
istiyor. Kılıçdaroğlu ne verdin paralel yapıya, ne aldın? Bu ilişkileri
ortaya çıkartacağız. Geçen sene mayıs ayından bu yana Türkiye'de
aydınlığı karanlığa, ümidi yeise çevirmek için her türlü komplo
düzenlendi, her türlü faaliyet yapıldı ama hesap edemedikleri bütün bu
faaliyetlerin ve tuzakların karşısında dimdik duran bir AK Parti
kadrosu vardı. Şimdi soru sorma vakti bizde. Madem ki
sizin milletvekiliniz bunu itiraf ediyor, Sayın Kılıçdaroğlu senin
açıklaman, bu sorulara cevap vermen lazım. Kılıçdaroğlu, katıldığı
televizyon programında, 'benim yakınlarımdan yedi kişi bile girmiş olsa,
ben istifa etmeye hazırım' demişti. Bugün isimler yayınlandı. Amcaoğlu,
dayıoğlu, teyzeoğlu, her türlü akrabasının, kendi genel müdürlüğü
zamanında SSK'ya girdiği belgelendi. Şimdi bu sorulara cevap verme
vakti."
CHP'nin bir yandan vesayetçilerle, bir taraftan da
milli irade dışındaki her türlü imkanı kullanarak bu iradeyi istismar
etmek isteyenlerle işbirliği içinde olduğunu ifade eden Davutoğlu, bu
nedenle CHP'nin ülke yönetimine talip olmayacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu'nun "4 yıl verin" dediğini anımsatan Davutoğlu, bu
milletin 4 dakika bile vermeyeceğini "Bu millet CHP zihniyetini, çağ
dışı zihniyeti bildiği için hiçbir zaman bu emaneti tevdi etmeyecek
sözleriyle ifade etti.
Evlendiğimde ilk tatilimi de Bolu'da yapmıştım
Girdiği seçimleri sürekli kazanan, halktan aldığı desteği katlayarak
arttıran başka bir parti bulunmadığını, bir tek Türkiye ve AK Parti'nin
bunu gerçekleştirdiğini ifade eden Davutoğlu, 30 Mart seçimlerinde, 10
Ağustos'ta milletin iradesini tekrar gösterdiğini ve AK Parti'ye emaneti
tevdi ettiğini belirtti. Davutoğlu, "Önümüzde yeni bir dönem var. Yeni
bir engel var. Aslında milletle yeni bir buluşma dönemi var. 2015
Haziranı. Şimdi Bolulu kardeşlerime soruyorum: İnşallah 2015 Haziranında
bir kez daha AK Parti demeye hazır mıyız? Türkiye ile birlikte Bolu'nun
da yücelmesi için fevç fevç semtlere, mahallelere, köylere kadar
giderek bir rekor başarıyı 2015 seçimlerinde kazanmaya hazır mıyız? Biz
de Bolu'ya hizmet etmeye hazırız" diye konuştu.
Yıllarca
bitirilemeyen Bolu Dağı tünelinin AK Parti iradesiyle 4 yılda
tamamlandığını ifade eden Davutoğlu, "AK Parti söz verdi mi dağlar
dayanmaz. Engeller, barikatlar karşımızda duramaz" dedi.
Bolu'ya 12 yılda 5.5 milyarlık yatırım yapıldığını anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Bolu'da 2002'de toplam ihracat 7 milyon dolardı. Şimdi 2014'de 106
milyon dolar, 20 kat. Geçen sene içinde Bolu'dan en az yapılan ihracat
ayda 13 milyondu, 2002'deki toplam ihracatın 2 misli bir ayda. İşte
bütün ülkemizle birlikte Bolu da bereketlendi. Bolu'da zenginleşti, daha
da zenginleşecek. Üniversitemiz büyüyor. Bolu'da önümüzdeki dönem ki
ulaşım hatlarının merkezinde. 2 saatte 25 milyona ulaşabilen bir
coğrafyada Bolu. İstanbul ve Ankara'nın merkez noktası. Bolu bundan
istifade edecek. Her şekliyle istifade edecek. Gelirken birkaç talimat
verdim. Bir hediye olarak Bolulularla paylaşmak istiyorum. Birincisi
Rabbimizin lütuf şeklidir Bolu, nimet şeklidir. Bu kadar güzel doğa
hiçbir yerde yok. Akademik hayatta da hatta evlendiğimde ilk tatilimi de
Bolu'da yapmıştım. O zamandan beri Bolu bizim gönlümüzde. Hala yakın
dostlarımız var. Her birini şükranla anıyorum. En yakın arkadaşlarım
Bolulu'dur. Hepsinde Akşemseddin edebini gördüm. Gerçekten buraya böyle
bir manevi el değmiş. Buraya Rabbimin lütuf eli de değmiş. En güzel
yerler burada."
Kültür, turizm gelişim bölgesi
Kültür ve Turizm Bakanı ile konuştuğunu ve bu kadar güzel bir beldenin
mutlaka özel bir programa alınması gerektiğini söylediğini ifade eden
Davutoğlu, Bolu'yu kültür, turizm gelişim bölgesi ilan ettiklerini
bildirdi.
Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Dünyanın her yerini geziyoruz. Alpler Abant'tan, bu dağlardan daha
güzel değil. Hiçbir yer Yedigöller kadar mucizevi değil. Gölcük kadar
dinlendirici değil. İnşallah hem ülkemizin hem de dünyanın turizmin göz
bebeği haline getireceğiz Bolu'yu. Hiç kimse bu konuda tereddüt etmesin.
Kapalı spor salonunu tamamlayacağız. Dörtdivan Tekke Barajı'nı en kısa
zamanda tamamlayacağız inşallah. 155 bin dönüm araziyi de bu yolla
sulayacağız. Hayvancılık, tarım, bereket, sanayi, ulaşım, turizm
hepsi Bolu'da kesişmiş durumda. Her türlü imkanla Bolu'nun yanında
olacağız. Bolu Güney Çevre Yolu da en kısa zamanda planlanıp
yapılacak. Hem çevre yolu, hem Bolu'dan geçen Türkiye'nin en önemli
ulaşım arteri şunu gösterecek herkese, dünyada güzelliği görmek isteyen
Bolu'ya gelsin. Dünyada irfan öğrenmek isteyen Bolu'ya gelsin. Manen ve
ruhen dinlenmek isteyen Bolu'ya gelsin. İnşallah Bolu-Mudurnu yolu da
tamamlanacak. Bolu ne istiyorsa hepsini yapmak bizim boynumuzun
borcudur. Akşemseddin'e vefamızın borcudur. Bolu, bütün AK Parti
öncülerine muhabbet duyar, biz de Bolu'ya muhabbet duyarız. Bolu'nun
muhabbeti kalbimizdedir, ruhumuzdadır, zihnimizdedir. Allah Bolu'dan,
Bolulular'dan razı olsan."
AK Parti'ye hasım kimseyi göremiyorum
Bolululara kendilerini coşkuyla karşılayıp bağırlarına bastıkları için
teşekkür eden Davutoğlu, "Ama şimdi madem ki böyle bir araya geldik,
muhabbetten bahsettik, dava aşkından bahsettik, o zaman ayrılmadan da
ahitleşmemiz lazım. İnşallah bütün il teşkilatımızla, bütün
kadrolarımızla saf saf, fevç fevç 2015 Haziranına yürüyecek miyiz? Bu
yürüyüşte her bir Bolulu'ya giderek, bize oy versin vermesin herkese
ulaşarak 'Gelin bu kutlu yürüyüşe siz de sahip çıkın. Omuz omuza
yürüyelim diyecek miyiz?" diye konuştu.
Partisinin Bolu'da hep
birinci olduğunu ifade eden Davutoğlu, Bolu'da
Akşemseddin'in torunlarında AK Parti'ye hasım kimseyi görmediğini
belirtti. Davutoğlu, AK Parti'nin davasını en iyi anlayacak kişilerin
Bolulular olduğunu, eğer Bolu'da oylarının yüzde 80'lere, 90'lara
dayanmıyorsa, bunun kendilerinde bir eksikliği gösterdiğini belirterek,
"Gideceğiz ve anlatacağız. Akşemsettin'in davasının AK Parti davasıyla
bugün ayakta olduğunu anlatacağız. Anlatmaya hazır mısınız? İnşallah
yüzde 70'leri, yüzde 80'leri aşmaya hazır mısınız? Biz de tekrar tekrar
Bolu'ya gelmeye kararlıyız, Bolu ile birlikte bu yürüyüşte azimle,
kararlılıkla devam etmeye kararlıyız" diye konuştu.
Partililerden "evet" cevabı alan Davutoğlu, "Bu evetlerin neticelerini
göreceğiz inşallah. Yol hayır, menzil hayır. Allah bu yolda yürüyenlere
güç ve derman versin. Devletimizi ve milletimiz aziz eylesin. Allah yar
ve yardımcımız olsun" dedi.
Kongreden notlar
Başbakan Davutoğlu, kongrenin yapıldığı salona girişinde Türk
Bayrakları ile AK Parti bayrak ve flamalarıyla karşılandı.
Salondakilerin yoğun sevgi gösterisinde bulunduğu Davutoğlu, platformdan
partilileri selamladı.
Salonda, "Biz iki adam sevdik biri usta,
biri hoca", "Osmanlı torunu, Mevlana soyu, ümmetin umudu Ahmet
Davutoğlu" ile AK Parti Bolu Gençlik Kolları imzalı Mehmet Akif Ersoy'un
'Korkma' şiirinin Osmanlıcası'nın da yer aldığı pankart dikkat çekti.
Başbakan Davutoğlu'nun konuşması zaman zaman salondakilerin "Gençlik
seninle gurur duyuyor", "Türkiye seninle gurur duyuyor", "Ahmet hoca","Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir" sloganlarıyla kesildi.
Kongreye, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, AK Parti
Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, AK Parti Genel Sekreteri Haluk
İpek, Bolu ve bölge milletvekillerinden bazıları katıldı.
Salon
dışındaki kalabalık, Başbakan Davutoğlu'nun konuşması kurulan
ekranlardan takip etti. Kongre öncesi Düzce Belediyesi Mehter Takımı
salon dışında mini konser verdi.