Başbakan
Davutoğlu, "Çözüm Süreci kararlılıkla yüründüğünde, geçmişte
karşılaştığımız problemler açısından önemli engelleri aştığımız bir
süreçtir" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Son dönemde tekrar Çözüm Süreci'nin doğası
içinde seyri konusunda olumlu bir atmosferin oluşmakta olduğunu
görüyoruz, bundan da memnuniyet duyuyoruz" dedi.
Türkiye'nin, Makedonya'nın bağımsızlığını kazanmasının
ardından büyükelçi gönderen ilk ülke olduğunu anımsatan Davutoğlu, aynı
zamanda Makedonya'yı anayasal adıyla tanıyan ilk ülkeler arasında yer
aldığını söyledi.
Davutoğlu, Makedonya ile tarihi
ilişkileri sürdüreceklerini vurgulayarak, "Makedonya'nın Balkanlardaki
siyasi dengeler ve değişimler üzerinde son derece önemli ve stratejik
konumu var. Birçok ülkeyle ilişkilerinde Balkanlardaki istikrarın omurga
ülkelerinden biridir. Makedonya'da istikrar olmadığı zaman Balkanlarda
istikrar olması mümkün değil. O bakımdan biz her zaman Makedonya'nın
dirliğine, bütünlüğüne, toprak bütünlüğüne ve Makedonya'daki bütün dost
halkların, kardeş toplulukların, soydaş toplulukların yan yana bir arada
kültürel bütünlük içinde yaşamasına önem verdik" diye konuştu.
Ziyarette Türkçe Bayramı'na katılacağını da bildiren Davutoğlu, "Oradaki
kültürel mevcudiyetimize en üst düzeyde destek vermiş olacağız"
ifadesini kullandı.
Davutoğlu, Makedonya'da ekonomik
ilişkilerin ve yatırımların daha da gelişmesi için yapılacakların da
görüşüleceğini dile getirdi.
Çözüm Süreci
Başbakan Davutoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çözüm Süreci kapsamında HDP ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın
bugünkü açıklamalarının sorulması üzerine, Davutoğlu, "Çözüm Süreci bir
anda, bir hamlede, bir günde hemen neticeye ulaşacak bir süreç değil.
Ancak kararlılıkla yüründüğünde, çok ciddi aşamalara geçtiğimiz ve
gerçekten geçmişteki karşı karşıya kaldığımız problemler açısından
önemli engelleri aştığımız bir süreçtir" cevabını verdi.
Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin tarihi ve siyasi anlamda asırlarca bir arada
yaşamış vatandaşların, eşit vatandaşlıktan istifade ettikleri milli
birlik ve beraberlik projesi olarak değerlendirildiğini belirtti.
Bu kapsamda yapılan çalışmaları hatırlatan Davutoğlu, "Hükümetimiz
tarafından hiçbir zaman Çözüm Süreci'yle ilgili mütereddit tavır
olmamıştır" diye konuştu.
Davutoğlu, Çözüm Süreci'ne en büyük
darbeyi 6-7 Ekim olaylarının vurduğuna işaret ederek, bundan dolayı
karşılıklı güvenin sarsıldığını anlattı.
Ahmet Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin tek taraflı ve tek boyutlu müzakere
mantığıyla yürüyen bir süreç olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Burada yürütülen süreç hem kitle tabanı
itibarıyla bütün halkımızı doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle
Türkiye'yi kuşatan bir süreçtir. Akil İnsanlar Heyeti onun için
Türkiye'nin her tarafında faaliyet göstermiştir. Bugün Başbakan
Yardımcımızın yaptığı görüşme de bir anlamda bu geniş ve yaygın
faaliyetin bir boyutudur. Orada da usul ve yöntem konusunda bugün olumlu
bir atmosfer vardır. Bundan sonra atılacak adımlar konusunda da her
zaman gereken çalışmaları yoğunlaştırarak yapacağız. Bir an önce netice
alınması için gayret sarf edeceğiz."
Davutoğlu, özerklikle
ilgili ise "Bütün bu sürecin üniter devlet ilkesi etrafında yürüdüğü
konusunda daha önce defaatle açıklamamız oldu. Ancak yerel yönetimlerin
yaygınlaşması ve yerel yönetimlerle ilgili hususlarda da hükümetimizin
başta Büyükşehir Yasası olmak üzere nasıl önem verdiği, bu bağlamda
nasıl adımlar attığı herkesin malumudur. Bu konuları kamu önünde yanlış
bir eksende tartışmak doğru değil. Ancak esas itibarıyla Çözüm Süreci'nin doğası gereği kendi mantığı içinde ilerlemekte olduğunu ve
bugün geldiğimiz noktada usul ve yöntem, bundan sonraki aşamalar
hususunda pozitif bir atmosferde bulunduğumuzu söylemek mümkün" diye
konuştu.
Yüce Divan oylamasının ertelenmesi
Bir gazetecinin dört eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma
Komisyonu'nca, Yüce Divan oylamasının 5 Ocak Pazartesi gününe
ertelenmesi ve muhalefetin "Dört eski bakanın Yüce Divan'a gitme
taleplerinin kendilerinden gelmesine" yönelik tavrına ilişkin
değerlendirmesini sorması üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Herkes Soruşturma Komisyonu'nun işleyişi konusunda hukuki ve teamüle
dayalı işleyişte dikkatli olmak durumunda. Burada kendi doğası içinde
son derece objektif şekilde şimdiye kadar yürüyen bir süreç var. Bu
sürecin yine soruşturma komisyonunun kendi içerisinde objektif hukuk
kurullarını göz önünde bulundurarak bundan sonra da devam etmesi
hususunda herkesin saygılı davranması lazım. Gereksiz spekülasyonlar
veya bu konularda yapılabilecek zamansız açıklamalar doğru değil.
Bırakalım Soruşturma Komisyonu kendi çalışmasını tamamlasın. Soruşturma
Komisyonu eğer bir erteleme kararı almışsa bu mutlaka kendi teknik bir
süreciyle ilgilidir. Bu çerçevede Soruşturma Komisyonu'nun misyonu ve
işleyişiyle ilgili tereddüt uyandıracak her türlü açıklamadan kaçınmak
gerekir."
Gülen hakkındaki yakalama kararı
Başka bir gazetecinin İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği
tarafından İstanbul merkezli ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında
Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından
yaşanacak süreci sorması ve "ABD'nin Gülen'i kendi iç hukuk kurallarına
göre iade etmemesi durumunda Türkiye neyi planlıyor. Hükümetin bu konuda
bir çalışması, düşüncesi var mı" demesi üzerine Davutoğlu, şu karşılığı
verdi: